Buldum sanirim visne suyundan zamaninda neden nefret ettigimi ve elimi sürmedigimi. Biraz önce üzerime döküldü, is basa düstü. Icmesem de olurmus oysa ki..Hep bir bokunu cikartalimcilik, sonra pisman olup affa siginalimcilik. Bir kerecik de tadinda birakamam zaten herhangi bir seyi. Annem kizardi hep, hala kiziyor gerci, hic söz dinlemiyorum diye. Gece yarisi gurul gurul bagrinan mideyi bastirmak amaciyla mideye indirilen tostlar, yine bir hayat dersi verdi bana dolayli olarak.
Adam yazmis tost makinasinin üzerine, "Achtung! Heiße Oberfläche!". Sen salak, kulbundan tutma da git kapagin üzerinden bastiriver elinle. Mantik neyse artik?! Buradan anneme seslenmek istiyorum;
Annecigim, ben ki dünya üzerinde kim bilir kac milyon eve girmis olan bir tost makinesinin bile sözünü dinlememisken, niye yillar yili senin sözünü dinlememi beklersin ki benden? Illa düsücem, uf olacak dizim. Baska türlü anlamiyorum ben o "Kosma! Kaygan bak orasi!" laflarindan falan. Bu kafayla daha beterlerine de müstahakim. Sen yüregini ferah tut yani!
Pazar, Ağustos 31
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder