Pazar, Mayıs 28

"türk-islam devletleri" ile ilgili test üzerine karalanmış notlar...

Elinde olmayanı istemek...Eve yürüyordum, solda iki bank gördüm. Yürüdüğüm yol da güzelceydi. Banklardan bir tanesi yola paralel, diğeri de dik yerleştirilmişti. Bir an, o banklardan birine oturup sigara içmek istedim. Oturdum da, ama sonra yürümeyi isteyiverdim. İkisini de yapmak cazip gelmişti anlar dahilinde. Ama birinden vaz geçince, diğeri cekici hale geliyordu. Ya aynı anda çok şeyi istiyorum ben, ya istediğimi elde edince istememeye başlıyorum(ki buna maymun iştahlılık diyorlar), ya da gerçekten ne istediğimi bilmiyorum. Üçünden biri. Veya aynı anda üçü birden. Heh, yine seçemedim! O zaman seçemediklerimle devam edeyim...
Affetmek..İnsan, üzgün olunca daha mı affedici olur? Ya da anlayışlı? Üzgünlüğü, içinde duyduğu karşısındakine olan acımanın empati ile yükseltilmesiyle mi oluşmuştur yoksa derinde bir yerde kendine acıdığı için mi karşısındakine acır? Bu affedicilik, anlayışlılık mıdır yoksa ruh haline göre değişen bir aldatmaca mı?
Özlemek...İnsan, sevdiği için mi özler yoksa özlediği için mi sever? İhtiyacı olduğu için mi özler yoksa kendisine ihtiyaç duyulduğunu hissettiği için mi?
Yardım...İnsan, başkasına acıdığı için mi yardım eder yoksa karşısındakinin düşkünlüğü egosunu mu tatmin eder?
Sevgi...Nasıl başlar? Nasıl tükenir? Sevilme ihtiyacının yoğunluğundan veya azlığından mı?
Sorun...Gerçekten var mı yoksa insanlar mı yaratır? Çözümü varsa, neden mevcuttur? Amacı "çözülmek" midir? Yoksa başka şeyleri "çözmeyi öğretmek/denetmek" mi?
Farkına varmak...Farkına varamadıklarımız, aslında göz ardı mı edilir yoksa gerçekten birden mi belirir? Olaylar, olgular farkına varmak için midir yoksa göz ardı etmek için mi?
Beklemek...Bir olayın gerçekleşeceğini bildiğimiz için mi bekleriz yoksa elimizden başka bir şey gelmediği için mi?
Umut etmek...Kendimizi kandırmak mıdır? Öyle ise, kendimizi kandırmak çok mu hoşumuza gider? Acizliğimizden mi kandırırız kendimizi? Ve Allah aşkına, aciz olmak neden bu kadar korkutur bizi? Kalıplaşmış düşüncelerimiz yüzünden mi yoksa gerçekten korkulması gerektiği için mi?
Kıskançlık...Sevgi belirtisi midir? Karşındakine güvenmemek mi? Onun karşısındakine güvenmemek mi? Yoksa kendine güvenmemek mi?!?
Elinde olmayanı istemek...Eve yürürken...Her şey "eve" yürürken başladı ve her şey hala devam ediyor aslında...