Çarşamba, Eylül 17
bu sehirde zaman görecelilik sinirlarini zorluyor. normal hizda gecmedi henüz hic. ya cok hizli geciyor, ya hic gecmiyor. en kötüsü de o! zaman kendi kendine zaten gecen giden bir sey, degil mi? yani zamanin gecmemesi icin, ekstradan durdurmak adina bir takim "gelismelerin" olmasi lazim. bu durumda, bahsettigim gelismeler, hic bir gelismenin olmamasi. sürekli bir bosluk. isin kötüsü, hicbir sey olmuyor da degil aslinda. bir takim isler, gelismeler var olmasina ama, olsalar da olur, olmasa da. isin sonucunda zamani gecirmiyorlar. öyle bir hale geliniyor ki, gelismelerin olmasi degil, zamanin gecmesi oluyor amac. gelisme olusturmak icin zamana ihtiyac duymak yerine, zamanin gecmesini saglayabilmek icin gelisme arar hale geliyor insan. kisaca, "bos" yasamaya basliyor. bir garip iste. fazla hüzünlü müzik dinledim son "zaman"larda. ondan olsa gerek bu bos konusma da..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
what language is this. its beautiful.
Yorum Gönder